fbpx

İnsülin direnci nedir ?

İnsülin yaşamamız için gerekli bir hormondur. Peki eğer insülin miktarı çok artar ve hücrelerimiz ona tepki vermez hale gelirse ne olur ? İşte o insülin direncidir.

İnsülin direnci özelikle obezite, diyabet, PCOS , kardiovasküler rahatsızlıklar , metabolik bozukluklarda, tansiyon ve karaciğer yağlanması görülür.

Yapılan araştırmalarda ABD nüfusunun %45 ‘ı insülin direncine sahip ve bu rakam diğer ülkelerde de benzerlik gösteriyor. Yine yapılan araştırmalarda obez kadınların %70 ve tip 2 diyabet hastalarının %80 ‘ı insülin direncine sahip.

Yapılan araştırmalarda insülin direncinin bazı kanser türleri ve Alzheimer ve benzeri mental hastalıklarla  ilişkisi olduğu ortaya konmuştur. ( Journal of  Clinical Endocrinology and Metabolism.2001 )

Kısaca insülin direnci hücrelerin insülin hormonuna tepki vermemesi ve pankreasın kan şekerini dengelemek için daha fazla insülin üretmek zorunda kalmasıdır.

 

Peki insülin ne işe yarıyor ?

İnsülinin birçok görevi olmakla birlikte öncelikli görevi, kan şekerimizi dengelemektir. Çok yüksek ve çok alçak olması vücuda zarar verir ve bu yüzden hassas bir aralıkta tutulması gerekir.

İnsülin aynı zamanda şekerin hücreler tarafından enerji olarak kullanılması , kaslarda glikojen olarak depolanması veya karaciğer hücrelerinde depolanmasını sağlar.

Bir başka kritik görevi ise yağ depolamayı regüle etmektir. İnsülin seviyesi artıkça yağ hücreleri daha fazla şekeri yağ olarak depolar. İnsülin seviyesi azaldığında ise yağ hücrelerindeki depolanmış yağ enerji ihtiyacı için kullanılır.

Metabolik olarak sağlıklı birisi için bu sistem kusursuzca işler ve vücut gerekli enerji ihtiyacını karşılar. Ama modern hayatın getirdiği beslenme ve yaşam alışkanlıları , örneğin ABD’de  nüfusun %88 ‘ini metabolik olarak sağlısız duruma getirmiştir.

 

Niye insulin direnci oluşur ?

Genetik , çevresel ve yaşam tarzı faktörleri insülin direncinin oluşmasına sebep olan baş faktörler olmakla birlikte , modern dünyamızın beslenme alışkanlıklarında yaşanan değişim en önemli nedendir.

Daha ucuz ve işlenmiş gıdaların çoğalması , insanların daha çok şeker ve işlenmiş karbonhidrat tüketmesine ve vücudumuzun ihtiyacından çok daha fazla enerjiyi almasına  sebep oldu. Bu sürekli gelen enerji , ihtiyacımızdan fazlasının depolanması ve sonuçta karaciğer ve kasların artık daha fazla depolayamayacağı bir “doluluğa” ulaşmasına yol açar.  Halbuki vücuda sürekli yüksek karbonhidrat temelli beslenme ile daha fazla şeker gelmeye devam eder ve hücreler ile pankreas arasında bir savaş başlar. Hücreler artık daha fazla şeker istemez ama bir yere de gitmesi gerekir bu yüzden pankreas daha fazla insülin üretmeye başlar ama hücreler buna tepki vermez hale gelir.

 

 

 

İnsülin direnci semptomları nelerdir ?

İnsülin direncinin çok belirgin semptomları olmamakla birlikte zaman içersinde yüksek tansiyon , tip 2 diyabet belirtileri olan , sık idrara çıkma, aşırı susama, yorgunluk ve aşırı acıkma ile ortaya çıkar.

İlk aşamalarda bel çevresindeki yağlanma en önemli göstergedir. Çoğu insan bunu fark etmez ama bel çevresinde başlayan yağlanma insülin direncinin önemli bir göstergesidir.

Genelikle insülin direnci tip 2 diyabet teşhisi konan kişilerde uzun süre var olan bir durumdur.

 

İnsülin direnci ile ilişkili durumlar nelerdir ?

Obezite –Obezite ve insülin direnci birbirini tetikleyen durumlardır . İnsülin direnci obeziteye , obezite insülin direncine sebep olur.

 

Hamilelik- Birçok kadın hamileliğin 3. Üç aylık döneminde insülin direnci yaşar . Bu vücudun bebeğin enerji ihtiyacına uyum sağlamasının bir göstergesidir.

 

Metabolik sendromlar-genelde insülin direnci ola insanlarda görünen semptomlara denir, kan şekerinin yükselmesi, yüksek tansiyon, trigliseridlerde yükselme, HDL kolestrolde düşüş ve bel çevresinin büyümesi .

 

Gizli şeker- Bu genelikle kan şekerinin  tip 2 diyabet teşhisi konacak kadar yüksek olmadığı ama sağlıklı seviyeler kadar da düşük olmadığı durumdur.

 

Polikistik over sendromu- Kadınların %10 ‘nunda görünen yaygın bir sendromdur. Tip 2 diyabet hastalığına sebep olabilir.

Karaciğer yağlanması – Karaciğerde fazla yağ depolanması sonucu ortaya çıkar ve  kronik insülin direnci sonucu oluşuğu gibi insülin direnci oluşmasına da sebep olur.

Kanser- İnsülin direnci , kolon kanseri , rahim kanseri, pankreas ve meme kanseri riskini artırması ile ilişkilendrilmiştir.  Her ne kadar araştırmalarda insülin direnci mi yoksa obezite ve yüksek kan şekerinin mi bu riski artırdığı çok belirgin olmasa da dolaylı olarak da olsa insülin seviyesinin azaltılması kanser riskini düşüreceği veya kanserin büyümesini azaltığı düşünülmektedir.

 

Kardivasküler rahatsızlıklar- İnsülin direnci obezite ve yüksek tansiyon oluşumuna sebep vermesinden dolayı kardiovasküler rahatsızlıkları tetikleyebilir.

 

Alzheimer- Yakın zamanda yapılan araştırmalarda Alzheimer hastalığının insülin direnci ile ilişkilendirebileceği görülmüştür. Diyabet hastalarının alzheimer’a yakalanma riski %60 daha fazla olduğu görülmüştür. Her ne kadar işleyiş mekanizması tam olarak kanıtlanmamakla birlikte teori olarak beyin hücrelerinin insülin direnci geliştirdiği ve enerji ihtiyacını karşılayamaz hale gelerek Alzheimer riskini artırdığıdır.

 

İnsülin direncini tespit etmek

 

İnsülin testleri doktorlar tarafından çok fazla istenen bir analiz olmadığı için çok yaygın olarak kullanılmaz. Genelikle standart kan şekeri testleri, açlık şekeri , H1AC gibi testler yapılır. Ama bunların sonuçları insülin direnci genelde uzun süredir var olduğunda anlaşılır ve geç kalınmış olabilir.

Peki ne yapmak gerekir ?  Bel çevresini ölçmek ve takip etmek basit ama etkili bir yol alabilir.  Tabi düzenli doktor kontrolleri ve tavsiyesi mutlaka önemlidir.

 

Hazırlayan : Yunus Konmaz

Kaynak :  Dr. Bret Scher

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir